close
Top Panel
Top Panel
Top Panel
Akçakocamız PDF Yazdır e-Posta

COĞRAFİ KONUM:

Akçakoca, Anadolu’nun kuzeyinde Batı Karadeniz bölgesinde Düzce iline bağlı ve İlin en büyük ilçe merkezidir. İlçenin kuzey sınırı; Batıda Melen Irmağının denize döküldüğü 30.59 dereceden başlar, Doğuya doğru uzayarak Karataş deresinin denize vardığı yerde 31.16 derecede biter. Doğuda Zonguldak ilinin Alaplı ve Yığılca ilçeleri, Güneyde Düzce ili, Batıda Sakarya ilinin Kocaali ilçesi ile çevrilmiştir.

1050 km2. yüzölçümüne sahip olan Akçakoca’da meskun saha 700 m2. Ormanlık saha 35 km2. dir. Halen 42 köy ve 9 mahalleden kurulu olup nüfusu 25.000 civarındadır.

TARİHÇE:

Tarih boyunca birçok medeniyetlere evsahipliği yapmış Akçakoca’nın ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber; bölgeye ilk gelenler M.Ö. 1200 tariklerinde Track ve Frickler’miş. Kimer ve İskit akımlarıyla zayıflayan Frick’ler Lidya’lılar tarafından ortadan kaldırılmışlar ve Lidya Krallığını kurmuşlardır.

M.Ö. 708 tarihinde Pers İmparatorluğu kurulmuştur. Bolu ve havalisi Karadeniz kıyılarında Abanutıkus, Sinope, Eolya, Heraclia, Kieros ve Dias şehirlerini kurmuşlardır.

M.Ö. 333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender Dörtyol ovasında Persleri kesin yenilgeye uğratarak Anadolu’ya hakim olmuştur. Babilde M.Ö. 323 de ölünce hanedan dağıldı ve miras generalleri arasında bölüşülmüş; sekiz devlet kurularak Helenistik çağ başlamıştır.

M.Ö. 377 – 74 yılları arasında Bitinya Krallığının ilk kralı Bias ; merkezi ise, önceleri Astakos sonraları Nikomedia (İzmit) olmuştur. M.Ö. 91 – 74 de Bitinya tamamen Roma’ya verilmiştir. M.Ö. 74 DE Roma Konsülü Lucullus Mihtridata mislime Karadeniz komutanı Cotta’ya Heracliea, Diapolis, Alaplı’nın yıkılmasını emretmiştir.

Potnos kralı Mithridatın donanması Karadeniz’de fırtınaya yakalanarak Melen çayına sığınmış, Diapolis üzerinden karadan Heraclia’ya gitmiş. Mithridat kuvvetlerinin bölgeden ayrılması ile Roma kuvvetleri Bitinyaya girmişler; Antonius Heraklia’yı Galat prensi Adriyotorikse vermiş, Latin kültürüne kalan bölgenin isimleri dahi değiştirilmiştir.

395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölünmüş, Doğu Bitinyaya Honoriat denilmiştir. Buranın merkezi Klodiopolis (Bolu), başlıca şehirleri Prusias (üskibi), Diapolis (Akçakoca) dır.

1204 yılında 4. Haçlı orduları İstanbul’a yerleşmişler, Latin İmparatorluğunu kurarak hüküm sürmüşlerdir. Ceneviz’ler Karadeniz kıyılarında yerleşerek daha önceleri kurulmuş olan Diapolis, Herakliea, Amesus şehirlerinde ticaret ve deniz siteleri kurarak mevcut kaleleri onarmışlardır. Akçakoca’daki kale Ceneviz Kalesi olarak anılıyorsa da burası çok önce Yunan göçmenleri tarafından kurulan Diapolis şehrine aittir.1261 yılında Bizanslılar Latin hakimiyetine son vererek tekrar egemenliklerini ilan etmişlerdir.

Akçakoca ve yöresine ilk Türklerin gelmeleri 1085 tarihinde başlar. 1077 – 1086 Anadolu’da Selçuklular zamanında 49 beylik kurulmuş; bunlardan İznik Beyliği (Bolu – Kocaeli – Bursa) Bitinya’yı içine alıyordu. Selçuklu Anadolu Devleti ,1255 de Moğol idaresine girmiş, 1308 de Mesut’un ölmesiyle son bulmuştur.

Bizans 1285 – 1338 yılları arasında zor günler yaşıyordu. Türk akınlarını durduracak güçleri yoktu. Bitinya’ya bağlı şehirlerin çoğu Türklerin eline geçiyordu. 1319 yılında Diapolis, 1323 yılında Prusias, 1324 yılında Kladiapolis şehirleri Orhan Gazi ve Konuralp tarafından ele geçirilmişler Osmanlı Beyliği sınırlarına katılmışlardır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde bölge Osman Gazinin silah arkadaşı olan Akçakoca Bey tarafından idare edilmiş, Bizanslıların verdiği Diapolis ismi Akçaşar olarak değiştirilmiştir. 18 yy. da Şar - Şehir olarak değiştirilmiş Akçaşehir adını almıştır. 1923 yılında Cumhuriyetin ilanıyla Teşkilatı Esasiye kanununa göre Bolu vilayet, Düzce kaza, Akçaşehir de nahiye olmuştur.

23 Haziran 1934 tarihinde bir nahiye iken ilçe haline getirilmiş ve bölgeyi zapteden Akçakoca Beyin ismine izafeten 7 Eylül 1934 tarihinde Akçaşehir’in adı AKÇAKOCA olmuştur.

EKONOMİ:

İlçe halkının geçim kaynağı %95 tarımsal ürüne bağlıdır. mülki hudutlar içersindeki orman ve yerleşim alanları çıktıktan sonra tarımsal üretim için 229.000 dekarlık saha kalmaktadır. bu sahanın yaklaşık 218.635 dekarlık kısmında fındık tarımı yapılıp 10.330 dekarında ise diğer tarımsal çalışmalar (tarla ziraatı, sebze ziraatı vs.) yapılmaktadır,ilçenin sınırları içersinde 225 adet tavuk kümesi işletmesi ile broiler yetiştiriciliği yapılmaktadır. faal olarak çalışan broiler besi kümeslerinde devre piliç üretimi 2.700.000 adet, yıllık da (6x2.700.000=)16.200.000 adet piliçtir.

İlçede 5.700 baş civarında büyükbaş hayvan, 2000 civarında da fenni kovan ile yaklaşık yıllık 60.000 kilo bal üretimi yapılmaktadır. 150 baş civarında da koyun üreticiliği yapılmaktadır.

İlçede 150 civarında tezkereli balıkçı, 37 si tezkereli olmak üzere 100 civarında da balıkçı teknesi mevcuttur.

Ereğli demir çelik fabrikası’na yakın bir ilçe olmamız nedeniyle az da olsa nakliyecilik yapılmaktadır. ilçede bir nakliyat kooperatifi bulunmakta ve 170 civarında nakliyeci bu alanda çalışmaktadır,son zamanlarda fındık üretimine alternatif olarak seracılık, mantarcılık, ceviz ve kivi yetiştiriciliği konularında çalışmalar yapılmaktadır,sanayi yönünden ilçemizde 5 adet fındık kırma fabrikası, 7 adet kereste fabrikası (2 si parke imalatı yapmaktadır.) bulunmaktadır. bunun yanında demir çelik üretimine dayalı su ve gaz borusu, profil, saç, sanayi borusu ve baklavalık saç imalatı yapan firma sayısı 5 olup, yıllık kapasiteleri 500.000 tonun üzerindedir.

EĞİTİM:

İlçede 8 lise bulunmaktadır.Merkezde 8, köylerde 20 olmak üzere 27 ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bunlardan merkezde 5’inde, köylerde de beşinde 6-8 inci sınıf eğitimi yapılmaktadır.

Taşımalı ilköğretim uygulaması ile 35 yerleşim yerindeki öğrenciler merkezde 6, köylerde de 6 merkez okula taşıma yapılmaktadır.

Okul öncesi eğitimde ise ilköğretim okullarının bünyesinde biri köyde olmak üzere 8 anasınıfı, bir de kız meslek lisesi bünyesinde toplam 9 anasınıfı vardır.

Yaygın eğitim olarak; halk eğitimi merkezi, mesleki eğitim merkezi ve kız meslek lisesi bünyesinde pratik kız sanat okulu bulunmaktadır.

İlçede Düzce Üniversitesine bağlı olarak dört yıllık eğitim veren Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu ile iki yıllık eğitim veren Akçakoca Meslek Yüksekokulu işletme bölümü bulunmaktadır.

Sosyal tesis olarak 156 yatak kapasiteli içinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünün idari binaları ve öğretmenler lokali bulunan öğretmenevi faaliyet göstermektedir.

FİZİKİ DURUMU:

Akçakoca platosu Kuzeyden Güneye, Batıdan Doğuya yükselerek dağlık sahaya geçer. Güneyde yükseklikleri Kaplan Dede (1152 m) , Haciz (960 m), Orhan Dağları deniz kıyısına paralel olarak uzanırlar.

İlçenin Doğusu tepeler ve sırtlardan oluşur. Yükseklikleri 300 metreyi geçmeyen ‘’İncirbaşı, Sivri Tepe, Çakal Ağılı, Ballıca, Aktaş, Pınarlık, Donbay Tepe’’ bunlardan bazılarıdır.

Kıyılarında yüksek ve dik falezlerin göründüğü Akçakoca’da en sığ kıyılar Melenağzı, Edilli, Töngelli, Çayağzı, Akkaya iskeleleridir

Sahildeki kayalar Karadeniz’in heybetli dalgaları tarafından aşındırıldığından yer yer Yalıyarlar oluşmuştur. Bunların en yükseği Ceneviz Kalesi ile Değirmenağzı arasında 30 m. yükseklikteki Soyat yalıyarlarıdır.

İki çarşısı bulunan Akçakoca’nın meskun mahalleri 80 – 90 metrelik bir irtifada düzlük üzerindedir. Bölge kum, taş, marn kısmen kireçli ve kilden oluşmaktadır. Merkez hariç diğer kıyılar Kuarterner Alivyonlar ile kaplıdır. Bu kıyılardaki kumlar şistten dolayı çok inceyken, merkezdeki kumlar daha kalındır.

Akçakoca ve çevresi zemin özellikleri itibari ile tarihde ve yakın geçmişde bölgenin görmüş olduğu depremlerden ötürü bir çöküntü ve tahribat yaşamamıştır.

İKLİMİ:

Akçakoca deniz iklimine sahipdir. Karadeniz ilçesi olmanın getirdiği özellikleri taşımaktadır. İlkbahar ve Sonbahar ‘da yağışlı, kışları rüzgarlı Ocak, Şubat aylarında da kar yağışlı günlere sahipdir. Yazları sıcak geçen Akçakoca kuzey rüzgarlarına açıkdır. Karayel, Poyraz ve Yıldız rüzgarları en önemlileridir.

Sıcaklığın mutedil oluşu, denizden karaya doğru bol nemin gelmesine sebep olmaktadır. Nem en çok %83, en az %64 dür. Bu oran kıyılarda 50 – 60 , dağlarda 40 – 50 olduğundan Akçakoca çevresi nemli bir yöre sayılmaktadır.

AKARSULARI:

30 kadar dere ve dereciklerden oluşan akarsular, Güneyden Kuzeye doğru akmak da ve Karadeniz’e dökülmektedir. Melen ırmağı hariç hepsi Akçakoca sınırları içersinde doğar ve denize dökülürler. Birkaçını sayacak olursak; Megen Irmağı, Kalkın Deresi, Darı Deresi, Taşman Deresi, Akdere Deresi, Orhan Deresi gibi.

BİTKİ ÖRTÜSÜ:

İklimin yağışlı ve mutedil olması bitki örtüsünün gür olmasına sebep olmuştur. Akçakoca’nın 30 km. lik kıyı şeridi; fındık tarlaları ve tabii ormanlarla bezenmiş olup; Kayın, Gürgen, Kestane, Ihlamur ve Meşe en sık rastlanan ağaç türleridir.

Deniz kıyılarında Defne, Kocayemiş, Muşmula, iç kısımlarda Orman Gülleri, Yer Gülü ve Erica ağaçları, Eğrelti otu, Çoban Püskülü ve çayır otları bulunur.

MAHALLİ YEMEKLERİ:

Ekmekler :Yufka, Bazlama,Gözleme,Cızlama,Mısır ekmeği,Hamsili mısır ekmeği

Çorbalar :Tarhana, Mercimek, Un, Çılbır, Kızılcık çorbası

Hamur İşleri :Mantı, Erişte, Kuşkuş Makarnası, Kaşık Makarnası, Mancarlı Pide,Melen Böreği, Ramazan Simiti(susamsız olarak yöreye özgü peynir ve ya keşle ceviz içi serpilerek yapılan bir hamur işi)

Yemekler :Karalahana dolması, Karalahana yemekleri,Hamsili Pilav,Korçan,Gaygana,

Tatlılar :Melengüçceği, Laz Böreği, Güllaç

ULAŞIM:

Batı Kaadeniz’in önemli turizm merkezlerinden biri alan Akçakoca; İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli gibi metropollere 2.5 – 3 saat uzaklıkda olup otoyolla çok kolay bir ulaşıma sahipdir.Hangi yönden gelinirse gelinsin D.100 otoyolunun Düzce ili tırnikelerinde çıkış yapılarak Akçakoca yoluna girilir. 35 km.lik şehirlerarası yolu yeşillikler içinde katedererk Akçakoca’ya varılır.

Akçakoca’ya İstanbul ve Ankara’dan düzenli olarak otobüs seferleri vardır. Belli başlı firmalar:Üstün Erçelik,Metro,Ulusoy.

Ayrıca Bursa üzerinden Antalya – İzmir seferlerini yapan Kdz. Ereğli bağlantılı otobüslerden bu istikamette seyahat edecekler yararlanabilirler.